Haber
DUYURU
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin huzuru ve bayrağımızın özgürce dalgalanması uğruna mücadele eden; canını ortaya koyan tüm gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahramanlarımızın fedakârlıkları, milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. Hayatını kaybeden gazilerimizi rahmetle anıyor; yaşayan gazilerimize, ailelerine ve kıymetli şehit yakınlarımıza sağlık, huzur ve minnet duygularımızı sunuyoruz. Vatan size minnettardır.
Duyuru
DUYURU
Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlarken, geleceğimizin teminatı olan tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz. Eğitim; yalnızca bilgi edinmek değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, adalet ve sorumluluk duygusuna sahip bireyler yetiştirmenin de temelidir. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimiz için yeni bilgiler edindikleri, yeteneklerini geliştirdikleri, hedeflerine kararlılıkla ilerledikleri ve emeklerinin karşılığını aldıkları başarılı bir yıl olmasını temenni ediyoruz. Başta öğrencilerimiz olmak üzere, onları yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize ve ailelerimize sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim-öğretim yılı diliyoruz.
Duyuru
DUYURU
Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanmasının 105. yıl dönümünde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.”
Haber
BASIN AÇIKLAMASI
AVUKATIN CAN GÜVENLİĞİNİN OLMADIĞI BİR YERDE, ADALETE ERİŞİMİN GÜVENCESİNDEN SÖZ EDİLEMEZ İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Av. Emir Ali Spor’un, mesleki faaliyetini yürüttüğü sırada silahlı saldırıya uğrayarak ağır yaralandığını; saldırıda iki yurttaşımızın yaşamını yitirdiğini üzüntüyle öğrendik. Bu vahim olay, uzun süredir dile getirdiğimiz tehlikeli bir anlayışı bir kez daha karşımıza çıkarmıştır: Avukatı, savunduğu kişiyle veya üstlendiği uyuşmazlıkla özdeşleştirmek. Oysa avukatın görevi taraf olmak değil, hukukun tarafını tutmaktır. Üstlendiği dosya, temsil ettiği kişi veya ileri sürdüğü hukuki görüş nedeniyle bir avukatın hedef hâline getirilmesi, savunma hakkının bizzat hedef alınmasıdır. Mesleğini yapan bir avukatın can güvenliğinin tehdit altında olduğu yerde, adalete erişimin güvencesinden de söz edilemez. Avukatlara yönelik şiddeti münferit olaylar olarak görmeyi ve her saldırının ardından yalnızca yeni bir kınama cümlesi kurmayı reddediyoruz. Meslektaşlarımızın güvenliği için somut, etkili ve caydırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı; meslektaşımız Av. Emir Ali Spor’a acil şifalar diliyoruz. Savunma görevini yerine getiren hiçbir avukat yalnız değildir. Şiddetin karşısında, mesleğimizin ve savunma hakkının yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
Haber
DUYURU
09.09.2026 tarihinde cansız bedeni Eyüpsultan’da valiz içerisinde yol kenarında bulunan Ayşe TOKYAZ'ın faillerinin yargılandığı, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar duruşmasına Kadın Hakları Komisyonu Sekreteri Av. Beyza Nur PEKDEMİR ve Komisyon Danışma Kurulu Üyesi Av. Afra Nur BIYIK katılmıştır.
Haber
YEMİN TÖRENİ
09.09.2026 tarihinde stajını başarıyla tamamlayıp ruhsat almaya hak kazanan meslektaşlarımız Ayşegül KAPLAN, Buse ŞENTÜRK, Huriye Cennet AKBAL, Fatma Nur DEMİRHAN, Buse İLHAN, Dilara TÜREL ve Melisa ACUN’un yemin törenlerini gerçekleştirdik. Bu anlamlı törende, staj üstatlarımıza emekleri dolayısıyla teşekkür mektuplarını takdim ettik; yemin eden meslektaşlarımız adına geleceğe nefes olması temennisiyle fidan bağışında bulunduk. Yemin ederek ruhsatını alan ve aramıza katılan meslektaşlarımıza başarılar dileriz.
Haber
2024-2026 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU
49. DÖNEM (2024-2026) FAALİYET RAPORU
Haber
VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI
Değerli meslektaşımız, Avukat Uğur Özkul vefat etmiştir. Cenazesi, 03.09.2026 Perşembe günü saat 15:00’de Denizli Barosunda düzenlenecek olan törenin ardından, Hilal Camiinde kılınacak olan ikindi namazı sonrası, Çakmak Mezarlığına defnedilecektir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve hukuk camiasına başsağlığı dileriz.
Haber
BASIN AÇIKLAMASI
Malazgirt’ten 30 Ağustos Zaferi’ne uzanan bağımsızlık ruhuyla; Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahraman şehit ve gazilerimizi minnetle anarak sözlerime başlamak istiyorum. Değerli konuklar, Bugün, yeni bir adli yıla başlıyoruz. Peki, yeni bir adli yıl gerçekten ne zaman başlar? Takvim yaprağı değiştiğinde mi? Adliye kapıları yeniden açıldığında mı? Yoksa bir insan, hakkını aramak için mahkemenin kapısını çaldığında “Burada adalet bulacağım.” diyebildiğinde mi? Bence asıl soru budur! Bir yurttaş, karşısındaki kişinin kim olduğuna bakmadan aynı hukukun uygulanacağına inanıyor mu? Bir hâkim, kararını yalnızca Anayasa'ya, kanuna ve vicdani kanaatine göre verebildiğinden emin mi? Bir savcı, soruşturmasını bağımsız biçimde yürütebildiğini hissediyor mu? Bir avukat, görevini yaptığı için tehdit edilmeyeceğini biliyor mu? İşte, hukuk devletinin gerçek sınavı burada başlıyor. Biz, bugün yalnızca yargının sorunlarını konuşmuyoruz. Aslında adaletin, vatandaşın hayatındaki karşılığını konuşuyoruz. Çünkü hukuk devleti, yalnızca iyi kanunların bulunduğu devlet değildir. Hukuk devleti; kanunun herkese eşit uygulandığı, mahkeme kararlarının beğenildiği için değil, hukuk gerektirdiği için uygulandığı bir düzendir. Bu bağlamda; Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının tartışma konusu hâline gelmesi yalnızca hukukçuların meselesi değil, hepimizin meselesidir. Değerli meslektaşlarım, Tutuklama konusunda son derece açık konuşmalıyız: Özgürlük esastır, tutuklama ise ancak bir istisnadır. Henüz hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan bir insanın uzun süre özgürlüğünden mahrum bırakılması, tutuklamanın fiilen cezaya dönüşmesidir. Ne var ki bugün, soruşturmanın gizliliği giderek aşınmakta; henüz iddianamesi dahi düzenlenmemiş dosyalar kamuoyu önünde tartışılmakta ve insanlar daha yargı kararı çıkmadan suçlu ilan edilmektedir. Oysa unutulmamalıdır ki; İddia, hüküm değildir. Şüphe, mahkûmiyet değildir. Sosyal medya ise asla bir mahkeme salonu değildir. İşte tam da bu yüzden masumiyet karinesi, teknik bir hukuk kuralı değil, insan onurunun en temel güvencesidir. Değerli konuklar, Şimdi savunmadan, yani biz avukatlardan söz etmek istiyorum. Çünkü yargının diğer iki unsuru güçlü olsun, savunma zayıf kalsın; böyle bir sistem uzun süre adil kalamaz. Bugün avukat; dosya yüküyle, ekonomik sorunlarla, mesleğin itibarsızlaştırılmasıyla hatta fiziki saldırılarla mücadele ediyor. Genç avukata “Adaletin savunucusu ol.” diyoruz. Ama aynı zamanda onu ekonomik ve mesleki güvencesizlik içinde bırakıyorsak, burada ciddi bir çelişki vardır. CMK ve adli yardım hizmetleri, avukatın fedakârlığı üzerine kurulamaz. Kamu avukatlarının özlük hakları görmezden gelinemez. Serbest avukatın mesleki bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlığından ayrı düşünülemez. Ve özellikle şunu söylemek istiyorum: Avukat, taraf değildir. Avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesi yalnızca avukata yapılmış bir haksızlık değildir. Bu, vatandaşın hak arama özgürlüğüne yönelmiş bir tehdittir. Çünkü avukata yönelen her saldırının arkasında, çoğu zaman savunmasız bırakılmış bir yurttaş vardır. Değerli konuklar, Maalesef meslektaşlarımızı sırf görevlerini yaptı diye kaybettik. Avukat Zekeriya Polat'ı, Avukat Hatice Kocaefe'yi unutmadık. Ve görevi başında şehit edilen Cumhuriyet Savcılarımızı ve hâkimlerimizi de unutmadık. Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı, Hâkim Mustafa Yücel Özbilgin'i de unutmadık. Hukukçu hedef alındığında, aslında hedef alınan yalnızca bir insan değil, hedef alınan şey, hukukun kendisidir. Bizler rakip değil, yargılamanın farklı görevlerini yerine getiren hukuk insanlarıyız. Hepimizin üzerinde birleşebileceği ortak nokta hukuktur. Değerli hazirun, Barolar yalnızca avukatların özlük sorunlarını takip eden meslek kuruluşları değildir. Barolar; savunmanın, insan haklarının ve yurttaşın hak arama özgürlüğünün güvenceleridir. Bu nedenle baroların bağımsızlığı yalnızca avukatların meselesi değildir. Baronun sesi kısıldığında, yurttaşın hak arama özgürlüğü de kısıtlanır. Evet! Bizler, gerektiğinde eleştireceğiz. Gerektiğinde itiraz da edeceğiz. Ama bunu bir kişiye karşı olduğumuz için değil, hukukun yanında durduğumuz için yapacağız. Çünkü; bizim tarafımız hukuktur. Bu nedenle; bir vatandaş adliyeye girdiğinde kendisini güvende hissetmiyorsa, bir avukat görevini yaparken çekiniyorsa, bir hâkim ya da savcı görevini baskı altında yürüttüğünü düşünüyorsa, orada hukuka olan güveni yeniden inşa etmeye ihtiyacımız vardır. Değerli konuklar, Bugün yeni bir adli yılı başlatıyoruz. Ben, gelecek adli yıl açılış konuşmamda, yine aynı sorunları konuşmak istemiyorum. İstiyorum ki gelecek yıl burada; Yargı mensuplarının tüm sorunlarının nasıl üstesinden geldiğimizi ve egemenlerin hukukundan, hukukun egemen olduğu bir Türkiye’ye nasıl kavuştuğumuzu konuşalım. Bilinmesini isterim ki Denizli Barosu olarak; hukukun üstün olduğu, iddia, savunma ve hükmün; sadece kanunlara ve vicdana dayanarak bağımsızca var olduğu ve en önemlisi de vatandaşın adliyeye girdiğinde “Ben burada hakkımı alırım.” diyebildiği bir Türkiye hayalimiz var. Bu hayalimiz için de taviz vermeden mücadelemizi sürdüreceğiz. Denizli Baromuzun 100. yılının arifesinde; yeni adli yılın avukatlarımız, hâkimlerimiz, savcılarımız, baro ve adliye çalışanlarımız ile bütün yurttaşlarımız için hayırlı olmasını diliyorum. 01.09.2026 Av. Engin YILDIZ Denizli Barosu Başkanı
Haber
DUYURU
2026-2027 ADLİ YILIMIZ KUTLU OLSUN Takvimde yeni bir başlangıç olsa da adaletin mesaisi kaldığı yerden devam ediyor. Adliye koridorlarında bekleyen dosyalar, çözüm bekleyen uyuşmazlıklar ve en önemlisi, hakkının teslim edilmesini bekleyen insanlar var. Çünkü bizim mesleğimizde her dosyanın kapağının ardında gerçek bir hayat, gerçek bir beklenti ve çoğu zaman büyük bir mücadele bulunuyor. Bu nedenle yeni adli yılı yalnızca bir kutlama vesilesi olarak değil, yargının bugününü ve yarınını yeniden düşünmek için de önemli bir başlangıç olarak görüyorum. Hukuk, ancak kendisine ihtiyaç duyulduğu en zor zamanda ayakta kalabiliyorsa değerlidir. Avukatın sözünün gerçekten dinlendiği, hâkimin kararını hiçbir etki altında kalmadan verebildiği, yurttaşın mahkeme kapısından içeri girdiğinde hakkına ulaşabileceğine inandığı bir düzeni korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz avukatlar açısından ise bu sorumluluğun yanında her geçen gün ağırlaşan başka bir gerçeklik de var. Mesleğin ekonomik ve yapısal sorunları, genç meslektaşlarımızın geleceğe ilişkin kaygıları, savunmanın görevini yerine getirirken karşılaştığı güçlükler artık ertelenebilecek başlıklar değildir. Yeni adli yıldan beklentimiz, bu sorunların yalnızca konuşulduğu değil, somut çözümlerin üretildiği bir dönem olmasıdır. Denizli Barosu olarak biz de bu yıl yalnızca sorunları dile getiren değil; çözüm arayan, üreten ve gerektiğinde meslektaşının hakkı için kararlılıkla mücadele eden bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü güçlü bir baro, meslektaşının ihtiyaç duyduğu anda yanında olduğunu hissettirerek anlam kazanacaktır. Bir sonraki adli yılın başlangıcında, bugün dile getirdiğimiz sorunların değil, birlikte ürettiğimiz çözümlerin konuşulmasını diliyorum. Başta değerli meslektaşlarım olmak üzere, adaletin gerçekleşmesi için sorumluluk üstlenen tüm yargı mensuplarına ve adliye çalışanlarına sağlıklı, huzurlu ve verimli bir adli yıl temenni ediyorum. Denizli Barosu Yönetim Kurulu Adına Baro Başkanı Av. Engin YILDIZ
