DUYURU
04.05.2026 tarihinde Türkiye Barolar Birliğinde (TBB) gerçekleştirilen 61. Baro Başkanları Toplantısında alınan karar uyarınca; Baro Başkanları ve TBB Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) yürünerek, “Avukata Yönelik Şiddeti Sona Erdirecek Önleyici Stratejileri İçeren Sürdürülebilir Eylem Planı” sonuç bildirgesi, TBMM önünde açıklanmış olup, yürüyüş ile basın açıklamasına Baro Başkanımız Av. Ufuk KÖK ve Başkan Yardımcımız Av. Engin YILDIZ katılmıştır.
Türkiye Barolar Birliği Av. Özdemir ÖZOK Kongre Merkezi’nde düzenlenen baro başkanları toplantısının gündemi kapsamında; son dönemde avukatlara yönelik artan şiddet vakaları kapsamlı bir şekilde ele alınarak, vakaların çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve avukata yönelik şiddeti sona erdirecek önleyici stratejileri içeren sürdürülebilir bir eylem planı oluşturuldu.
Toplantıda yürüyüş eylemi kararı alan 81 ilin baro başkanı ve TBB yönetimi, ellerinde öldürülen avukatların fotoğraflarının yer aldığı dövizlerle Ankara Güvenpark’tan TBMM’ye kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
TBB Başkanı Av. R. Erinç SAĞKAN, TBMM önünde yapılan basın açıklamasında 61. Baro Başkanları Toplantısı’nda avukata yönelik şiddetle mücadele için belirlenen beş adımlı çözüm yöntemini kamuoyuyla paylaştı.
Acil ve zorunlu adımlar olarak ortaya konulan maddeler şunlardır:
1-Avukata yönelik şiddetin nedenleri ve çözüm yollarının tespiti amacıyla TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması ve Meclis araştırması açılması,
2-Avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne taraf olunması,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun, yargı görevi yapanlara karşı işlenmesi halinde nitelikli hal olarak düzenlenmesi,
4-Yargı mensuplarına karşı işlenen suçların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100/3. maddesi kapsamında tutuklama nedenleri arasında sayılması,
5-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 57. maddesine eklenecek bir fıkra ile, avukata yönelik şiddet tehlikesi ve tehdit durumlarında 6284 sayılı Kanun’da öngörülen tedbirlere benzer koruma mekanizmalarının uygulanmasının güvence altına alınması; ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin bu kapsamdaki suçlar bakımından uygulanmayacağının açıkça hüküm altına alınması,
6-Haciz ve keşif işlemlerinde kolluk kuvvetlerinin hazır bulunmasının zorunlu hale getirilmesi; kolluğun yalnızca icra memurunu korumakla yükümlü olduğu yönünde yanlış algıya neden olan mevzuat ifadelerinin düzeltilmesi,
7-Avukata yönelik şiddetin, özünde adalete yönelmiş bir saldırı olduğu bilincini yerleştirmek amacıyla kamu spotları hazırlanması ve toplum genelinde kapsamlı bir farkındalık çalışması yürütülmesi.
