Hızlı Erişim

Menü

BASIN AÇIKLAMASI

5.02.2025
196

Laiklik ilkesi, 1924 Anayasasında yer alan 5 Şubat 1937 tarihli değişiklikle; “Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” şeklinde Anayasal zemine kavuşmuştur. Bu sayede Anayasamız ile güvence altına alınan laiklik ilkesi; din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olması yanı sıra, ilimin, bilimin ve hukukun üstünlüğünün esas alındığı bir yaşam biçimidir. 

Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılması, dinî inançların siyasette rol oynamaması esasına dayanır. Bu nedenle laiklik, demokrasinin ön koşuludur. Buradan yola çıkarak laiklik; dine baskı veya dine saygısızlık değildir. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün; "Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur" sözleri ile dine verdiği önemi göstermektedir. 

Yine Mustafa Kemal ATATÜRK bir konuşmasında da şunları dile getirmiştir;

“Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz; kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.” demektedir. Atatürk’e göre din önemlidir ve gereklidir. “Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.”

Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzeninin ve hukukun üstünlüğünün temel güvencelerinden biridir. 1937’de Anayasa’ya dâhil edilmesiyle birlikte, devlet yönetiminin akıl, bilim ve hukuk çerçevesinde şekillenmesi sağlanmış, din ve vicdan özgürlüğü anayasal güvence altına alınmıştır. Hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda laiklik, bireylerin inançlarını özgürce yaşamasına imkân tanırken, devletin tarafsız ve bağımsız yapısını koruyarak demokratik toplum düzeninin sürekliliğini sağlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin temel taşlarından biri olan bu ilke, anayasal bir zorunluluk olmanın ötesinde, toplumsal barış ve hukuki güvenliğin teminatıdır. Laiklik ilkesinin değiştirilmesi veya değiştirilmesinin teklif edilmesi dahi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olup Denizli Barosu olarak laiklikten ödün vermeden Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ilke ve devrimlerini yaşatmaya söz veriyoruz. 

Ruhsat Alanlar

Aramıza katılan meslektaşımıza başarılar dileriz.

Yaklaşan Etkinlikler

Katılabileceğiniz yaklaşan etkinlik bulunmamaktadır!

Aramızdan Ayrılanlar

Rahmetle anıyoruz

Avukat
Av. Yusuf İzzettin Boz

7.12.2025

Avukat
Av. Üzeyir Çiçekçi

7.10.2025

Avukat
Av. Ömer Naci Yağcı

11.09.2025

Avukat
Av. Mehmet Ali Gölcüklü

7.07.2025

Avukat
Av. Cemil Karakış

14.06.2025

Avukat
Av. Aziz Behçet Çomakoğlu

25.03.2025

Avukat
Av. Naşide Gündoğar

12.02.2025